Kayıtlar

Aralık, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Osiris Isis Etkisi: Aşkın Dönüştürücü Gücünü Açığa Çıkarmak

Modern zihinlerde hâlâ yankılanan eski mitler panteonunda, Osiris ve Isis'in güçlü Mısır efsanesi kadar azı derin bir yankı uyandırır. İhanet, ölüm, bağlılık ve dirilişle dolu bu kadim hikâye, binlerce yıldır ayakta kalmakla kalmamış, aynı zamanda kaostan adalet, düzen ve şifanın nasıl doğabileceğine dair bir şablon olmuştur. Diğer mitler –Norse kıyameti Ragnarok gibi yıkımla biten ya da Prometheus'un meydan okuyan ateşi gibi isyanla dolu– öfkeyle kükrerken, Osiris ve Isis'in hikâyesi restorasyona odaklanır. Yaygın adaletsizlik, duygusal tükenmişlik ve kültürel parçalanmayla karşı karşıya kalan bir dünyada, bu mit çarpıcı bir umut mesajı sunar: Adalet uyuyabilir, ama aşk, ısrar ve hakikat sayesinde yeniden yükselebilir. Osiris ve Isis Miti: İhanet ve Restorasyon Hikâyesi Yunan veya Norse panteonları kodifiye edilmeden çok önce, eski Mısırlılar adil ve soylu bir kraldan –Osiris'ten– bahsederlerdi; o, toprağa düzen ve tarımı getiren hükümdardı. Kıskanç kardeşi Set, kıskan...

Anupadaka: Ebeveynsiz, Kendi Kendine Var Olan

Ebeveynsiz, kendi kendine var olan. İnsan varlığındaki ilâhî kıvılcımın, Monad’ın ilâhî düzlemdeki evi. “Sonsuza dek var olan nedir?” “Uzay, ebedî Anupadaka.” “Sonsuza dek var olmuş olan nedir?” “Kökteki Tohum.” “Sürekli gelip giden nedir?” “Büyük Nefes.” — Helena Petrovna Blavatsky, Gizli Doktrin, Okült Kateşizm Anupadaka, Sanskritçede “A-nupapadaka” kelimesinden gelir; “ebeveynsiz”, “kendi kendine doğmuş”, “maddi anne-babası olmayan” anlamına gelir. Madame Blavatsky bu terimi en sık, kendilerinden daha yüksek bir varlıktan türememiş, ilâhî özden “kendi kendine doğmuş” Dhyani-Buddha Hiyerarşisi için kullanır. İnsan Buddaları ve Bodhisattva’lar aynı hiyerarşinin daha alt basamağında yer alır. Bazen de Dhyani-Buddhalara ait olan ikinci ilâhî dünya veya düzlem de Anupadaka olarak adlandırılır. Anupadaka = “ebeveynsiz”, “kendi kendine var olan”. Belli başlı kendi kendine yaratılmış tanrılara ve Dhyani-Buddha’lara verilen bir sıfattır.  Bunlar “Tefekkür Buddaları”dır; tamamen ebe...

Selene: Ayın Titan ve Yunan Tanrıçası

 ☽◯☾“Beyaz Selene (Ay)… kendi aşkını, prens Endymion’u hatırladı.” -Quintus Smyrnaeus Selene, Titanların genç neslinden biriydi ve aynı zamanda Yunan ay tanrıçasıydı.  O yalnızca ayın tanrıçası değil, ayın ta kendisi olarak kabul ediliyordu; eski şairler ve yazarlar onu böyle tasvir etmişti. Gökyüzünün en önemli ışıklarından biri olarak tapınılan Selene, aynı zamanda tarım ve bereket tanrıçası olarak da saygı görüyordu. Adı, ay ile ilişkilendirilen diğer tanrıçalar Artemis ve Hekate ile sık sık bir arada anılırdı. Selene Kimdi?Selene, Titan tanrılar Hyperion ile Theia’nın kızıydı; güneş tanrısı Helios ile şafak tanrıçası Eos’un kız kardeşiydi. Soyu itibarıyla bir Titan olmasına rağmen, kardeşleriyle birlikte Titanların düşüşünden sonra Yunan panteonunun merkezine yerleşmiş ve tam anlamıyla “Yunan tanrısı” kabul edilmişti. Bu durum, Zeus’a karşı savaşmayan genç nesil Titanlar için yaygın bir durumdu. Ay Tanrıçası Olmanın Anlamı Antik çağ insanlarının gözünde doğa olayları tapın...