Selene: Ayın Titan ve Yunan Tanrıçası

 ☽◯☾“Beyaz Selene (Ay)… kendi aşkını, prens Endymion’u hatırladı.”

-Quintus Smyrnaeus

Selene, Titanların genç neslinden biriydi ve aynı zamanda Yunan ay tanrıçasıydı. 

O yalnızca ayın tanrıçası değil, ayın ta kendisi olarak kabul ediliyordu; eski şairler ve yazarlar onu böyle tasvir etmişti.

Gökyüzünün en önemli ışıklarından biri olarak tapınılan Selene, aynı zamanda tarım ve bereket tanrıçası olarak da saygı görüyordu.

Adı, ay ile ilişkilendirilen diğer tanrıçalar Artemis ve Hekate ile sık sık bir arada anılırdı.

Selene Kimdi?Selene, Titan tanrılar Hyperion ile Theia’nın kızıydı; güneş tanrısı Helios ile şafak tanrıçası Eos’un kız kardeşiydi.

Soyu itibarıyla bir Titan olmasına rağmen, kardeşleriyle birlikte Titanların düşüşünden sonra Yunan panteonunun merkezine yerleşmiş ve tam anlamıyla “Yunan tanrısı” kabul edilmişti.

Bu durum, Zeus’a karşı savaşmayan genç nesil Titanlar için yaygın bir durumdu.

Ay Tanrıçası Olmanın Anlamı

Antik çağ insanlarının gözünde doğa olayları tapınmanın ayrılmaz parçasıydı. 

Güneş ve ay, bu olayların en görkemlisi oldukları için tanrı şeklinde kişileştirilmişti. 

Yunanlılar, ayın ve güneşin gökyüzünde hareketini Selene ile kardeşi Helios’un sağladığına inanıyordu.

Onlar geceyi ve gündüzü getiriyor, ayların dönmesini sağlıyor, tarımı mümkün kılıyor ve dünyaya ışık saçıyordu.

Selene her gece, doğudan batıya doğru ay arabasıyla gökyüzünü kat ederdi; böylece ayın hareketi açıklanırdı.

Akşam olduğunda geceyi başlatır, arabasıyla bütün geceyi dolaşır, sonra şafağa yol verirdi.

Ay da onunla birlikte hareket ederdi.

Ayrıca ayın gece çiyi getirdiğine, bitkileri beslediğine, insanlara uyku ve dinlenme bahşettiğine inanılırdı.

Bütün bu nitelikler Selene’yi zamanın akışı, mevsimler ve doğanın yenilenmesiyle sıkı sıkıya bağlardı.

Diğer Ay Tanrıları ve TanrıçalarıYunanlılarda yalnızca Selene ay tanrıçası değildi.

Av tanrıçası Artemis ve büyü tanrıçası Hekate de ay ile güçlü bir şekilde ilişkilendirilmişti.

Ancak yalnızca Selene ayın ta kendisi olarak görülüyordu.

Daha sonraki dönemlerde Selene, Artemis ile; kardeşi Helios da Apollo ile özdeşleştirildi. 

Bazı kaynaklarda ikisine sırasıyla Phoebe ve Phoebus denildi.

Ay tanrıları ve tanrıçaları bütün eski çoktanrılı kültürlerde vardı: Roma’da Luna, Mezopotamya’da Sin, Mısır’da Khonsu, Germen mitolojisinde Mani, Japonya’da Tsukuyomi, Çin’de Chang’e, Hinduizm’de Chandra… 

Isis ve Nyx gibi tanrıçalar da farklı şekillerde ay ile bağlantılıydı.

“Selene” Ne Anlama Gelir?Yunanca “selene” kelimesi “ışık”, “parıltı” ya da “aydınlık” anlamına gelir; karanlık gecelerde dünyaya ışık saçan ay tanrıçasına son derece uygun bir isimdir.

Gökyüzü ışığının Titanı Hyperion’un kızı olması da bu ismi daha anlamlı kılar.

Selene’nin başka isimleri de vardı: Mene → “ay” ya da “ayar ay” anlamına gelir.


Daha sonra Artemis ile özdeşleşince Phoebe (“parlak”) ve Cynthia (“Kynthos Dağı’ndan”, Artemis’in doğduğu yer) adlarını aldı.

Selene Nasıl Tasvir Edilirdi?

Selene’ye ilk güzel atıf Homeros İlahileri’nde yapılır. 

32. İlahi’de ay tanrıçası, arabası, başından yayılan parlak ışık ve çeşitli sıfatlarıyla muhteşem bir şekilde anlatılır:  “parlak Selene”, “beyaz kollu tanrıça”, “güzel saçlı kraliçe”…

Bazı kaynaklarda “Boynuzlu Selene” olarak anılır; başının üzerinde hilal bulunmasından dolayı. Genellikle soluk, gümüşi bir tenle tasvir edilir; gözleri ve saçları ise gece kadar koyu olurdu.

İkonografi ve Sembolleri

Eski vazolarda, büstlerde ve Hellenistik dönem ay disklerinde Selene sık sık arabası ya da at üzerinde, bazen kardeşi Helios ile birlikte görülür.

Boğa da onun sembollerindendir; bazen boğaya binmiş olarak betimlenir.

En tanınabilir sembolü, alnında ya da başında taç gibi duran hilaldir.

Bazen bütün başını çevreleyen bir hale (nimbus) ile gökyüzü ışığını temsil eder.

Ay Arabası

Selene’nin en önemli sembolü, iki atlı (bazen kanatlı at, bazen boğa) ay arabasıdır.

Gümüş ya da altın olduğu söylenir; ay tanrıçasına gümüş daha çok yakışır.

Yunanlılar bu arabayı izleyerek ayın evrelerini takip eder, takvimlerini üç 10 günlük dönemden oluşan aylara göre düzenlerdi.

Selene’nin Mitleri

En ünlü miti, çoban kral Endymion ile olan aşkıdır.

Selene, Zeus’un sonsuz uykuya mahkûm ettiği bu ölümlü güzeller güzeline âşık olur.

Bazı anlatılarda Zeus’un Hera’ya âşık olduğu için Endymion’u cezalandırdığı, bazılarında ise Selene’nin ricasıyla onu ölümsüz ama uyur hâlde bıraktığı söylenir.

Selene her gece mağarada uyuyan sevgilisini ziyaret eder ve onunla elli kız çocuk sahibi olur: Menai (ay ayları kişileştirmesi). 

Bu elli kız, dört yıllık Olimpiyat döngüsünün elli ayını temsil eder.

John Keats’in “Endymion” şiiri bu mitin en ünlü edebi yansımasıdır ve “Güzel bir şey sonsuza dek güzeldir” diye başlayan meşhur dizelere sahiptir.

Gigantomakhia (Devler Savaşı)Selene, kardeşleriyle birlikte devlere karşı Olympian tanrıların yanında savaşmıştır.

En önemlisi, Gaia’nın devleri yenilmez kılacak otu bulamaması için ay ışığını karartmıştır.

Pergamon Altarı’ndaki muhteşem frizde at üstünde savaşırken görülür.

Herakles ile İlişkisi

Zeus, Alkmene ile birlikte olmak için Selene’den üç gün üç gece ay ışığını kesmesini istemiş; böylece Herakles doğmuştur. 

Ayrıca Nemea Aslanı’nın “aydan düştüğü” söylenir; bazı kaynaklarda bu aslanı Selene’nin yarattığı ya da Hera ile birlikte ayda büyüttüğü anlatılır.

Ay Tutulmaları ve BüyüAntik Yunan’da ay tutulmasının Thessalı cadıların işi olduğuna inanılırdı; “ayı gökyüzünden indirmek” denirdi. 

Genç kızlar aşk büyülerinde sık sık Selene’ye dua eder ya da büyü yapardı.

AilesiEbeveynler: Hyperion (göksel ışığın Titanı) ve Theia
Kardeşler: Helios (güneş) ve Eos (şafak) – üçü birlikte gökyüzünü aydınlatır, aralarında hiçbir düşmanlık yoktur, ki bu Yunan tanrıları için nadirdir.

Sevgilileri ve Çocukları: Endymion → 50 Menai kızı (ay ayları) ve muhtemelen Narkissos

Zeus → Pandia (dolunay kişileştirmesi), Ersa (çiy), Nemea

Pan → bir rivayete göre (keçi postuna bürünerek ay tanrıçasını kandırmış)

Helios ile (nadir bir rivayette) dört Horae (mevsimler): İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış 

Tapınımı

Selene’ye büyük tapınaklar yapılmamıştı; erken dönemde açık ay tanrıçası tapınımı “barbar” kabul edilirdi. 

Ancak Lakonia’da Thalamai yakınlarında Pasiphae adıyla bir kehanet tapınağı, Elis’te bir heykeli, Pergamon’da Demeter tapınağında bir sunak vardı.

Doğum ve âşık genç kızlar gizlice ona dua eder, dolunayda doğum yapanlar Selene’den yardım isterdi.

Bu da onun Artemis ve sonra Hekate ile özdeşleşmesine yol açtı.Modern Dünyadaki Mirası

Haftanın ikinci günü hâlâ “Monday” → Moon-day → Ay Günü, yani Selene Günü’dür.

580 Selene adlı bir küçük gezegen ve kimyasal element selenyum (Selenium) onun adını taşır.

H.G. Wells’in “Ay’daki İlk İnsanlar” romanında ay yaratıklarına “Selenites” denir.

Ve en tatlı intikam: Hera, Aphrodite ya da Artemis kadar ünlü olmasa da, bugün İngilizce konuşulan dünyada “Selene” hâlâ oldukça yaygın bir kız ismidir – bir zamanlar “barbar” sayıldığı için gizli gizli tapınılan ay tanrıçasının, modern dünyada açıkça sevilen bir isim olması…

Selene, gecenin sessiz, gümüşi kraliçesi; hâlâ her dolunayda bize yukarıdan bakıyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BERHETİYE KASEMİ

Cinler İle Nasıl Konuşulur - Cinlerle Konuşma Yöntemleri - Cin Ritüelleri Nasıl Yapılır

Kaosun İçinde Kozmos: Carl Gustav Jung’un Bilinçdışı ve Manevi Dönüşüm Anlayışı