Anupadaka: Ebeveynsiz, Kendi Kendine Var Olan

Ebeveynsiz, kendi kendine var olan.

İnsan varlığındaki ilâhî kıvılcımın, Monad’ın ilâhî düzlemdeki evi.

“Sonsuza dek var olan nedir?”

“Uzay, ebedî Anupadaka.”

“Sonsuza dek var olmuş olan nedir?”

“Kökteki Tohum.”

“Sürekli gelip giden nedir?”

“Büyük Nefes.”

— Helena Petrovna Blavatsky, Gizli Doktrin, Okült Kateşizm

Anupadaka, Sanskritçede “A-nupapadaka” kelimesinden gelir; “ebeveynsiz”, “kendi kendine doğmuş”, “maddi anne-babası olmayan” anlamına gelir.

Madame Blavatsky bu terimi en sık, kendilerinden daha yüksek bir varlıktan türememiş, ilâhî özden “kendi kendine doğmuş” Dhyani-Buddha Hiyerarşisi için kullanır.

İnsan Buddaları ve Bodhisattva’lar aynı hiyerarşinin daha alt basamağında yer alır.

Bazen de Dhyani-Buddhalara ait olan ikinci ilâhî dünya veya düzlem de Anupadaka olarak adlandırılır.

Anupadaka = “ebeveynsiz”, “kendi kendine var olan”.

Belli başlı kendi kendine yaratılmış tanrılara ve Dhyani-Buddha’lara verilen bir sıfattır. 

Bunlar “Tefekkür Buddaları”dır; tamamen ebeveynsizdir (anupadaka), yani ilâhî özden kendiliğinden doğmuşlardır.

İnsan Buddaları ise “gökteki Buddalar”ın (Dhyani-Buddhaların) madde ve form dünyasındaki yansıması olduklarından, onlar da Anupadaka olarak adlandırılır.

Bu terim mistik bir kavramdır ve birkaç anlam taşır: Genellikle göksel varlıklar, Dhyan-Chohan’lar ya da Dhyani-Buddhalara işaret eder.

İnsan Buddaları ve Bodhisattva’lar da, kişilikleri tamamen altıncı ve yedinci ilkelerde (Atma-Buddhi) eridiğinde, “elmas ruhlu” (Vajrasattva) tam Mahatmalar haline geldiklerinde Anupadaka adını alır.

“Gizli Efendi” (Sangbai Dag-po), Mutlak ile bir olmuş, Kendi Kendine Var Olan (Svayambhu) olduğundan anne-babası yoktur.

Anupadaka hiyerarşisinin zirvesi evrensel Ruh-Tin’dir; en alt basamağı ise insan Buddasıdır.

Hatta ruhla donanmış her insan, potansiyel olarak Anupadaka durumundadır.

Bu yüzden, evren henüz “İnşa Edenler” tarafından şekillendirilmeden önceki biçimsiz, ebedî ve mutlak hâli için “Evren Anupadaka idi” denir.

Tibetçede Dorjesempa (elmas ruhlu) olarak geçen kavram, kalıcı, yok edilemez niteliğe işaret eder.

Chhaya-loka (Gölge Dünya), ilk zihinsel formların, ilksel düşünce biçimlerinin gölge dünyasıdır.

Kozmik oluşum aşamalarında: Birinci aşama İlâhî Dünya’dır.

İkinci aşama “İlâhî Arupa”dır (biçimsiz düşünce evreni).

Bu, kendini Chhaya-loka’da yansıtır; Anupadaka’nın “ilk giysisi” olarak kabul edilir.

“İlâhî Arupa, Chhaya-loka’da (ilksel formların gölge dünyasında, yani zihinsel dünyada) kendini yansıtır; bu, Anupadaka’nın ilk giysisidir.”

— Gizli Doktrin, Cilt I

Bu düzlemde Dhyani-Buddalar oturur. 

Onlar, tezahür etmemiş-logos’tan doğrudan ışınlanmış, “ebeveynsiz” (anupadaka) yedi (ezoterik olarak yedi, dışsal anlatıda beş) ilksel Monad’dır; Arupa (biçimsiz) dünyada ne şekilleri ne de isimleri vardır, fakat ezoterik felsefede kendilerine özgü yedi isimleri bulunur.

Vajrasattva (Dorjesempa), Birinci Logos olan Adi-Buddha’nın (Vajradhara) kalbinin tezahürüdür.

O, yaratımın ikinci Logos’udur; ondan yedi (dışsal anlatıda beş) Anupadaka Dhyani-Buddha çıkar.

Annie Besant’a göre yedi düzlemin en üstteki ikisi Logoik düzlemlerdir: İkincisi Anupadaka’dır (“henüz hiçbir taşıt oluşmamıştır”).

Birincisi Adi’dir (“ilk”, bir evrenin temeli ve hayat kaynağı).
Uzay (Space) kavramı Teozofide çok geniş bir anlam taşır; Mulaprakriti, Parabrahman, karanlık uzayın oğlu olan parlak uzay, “ebeveynsiz” (Anupadaka) olarak anılır. Çünkü o her şeyin kaynağıdır, kendi kendinin sebebidir.Doğumun dört yolu (Chatur-yoni): Aupapaduka – kendi kendine doğuş (en yüksek; tanrılar, Bodhisattva’lar, ilerlemiş insanlarda yeniden kazanılır).
Tohumla doğuş.

Yumurtadan doğuş (Andaja).

Rahimden doğuş (Yonija – şu anki insanlık).

Gelecekte, özellikle altıncı ve yedinci kök ırklarda cinsiyet farkı ortadan kalkacak, doğum yeniden Anupadaka (ebeveynsiz) moda dönecektir.

Sonuç olarak Anupadaka: İlksel, ebeveynsiz, kendi kendine var olan ilâhî öz,
Dhyani-Buddaların bulunduğu ikinci ilâhî düzlem,
İnsan Monad’ının potansiyel hâli,
Henüz “anne-baba”dan doğmamış, Mutlak’ın doğrudan ışını olan her şeyin adıdır.

O, hem evrenin biçimsiz hâlinin, hem de içimizdeki uyanmamış ilâhî kıvılcımın ortak sırrıdır.

Karanlık uzayın içinde parlayan tek bir nokta…
Ebedî, ebeveynsiz, kendi kendine yeterli.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BERHETİYE KASEMİ

Cinler İle Nasıl Konuşulur - Cinlerle Konuşma Yöntemleri - Cin Ritüelleri Nasıl Yapılır

Kaosun İçinde Kozmos: Carl Gustav Jung’un Bilinçdışı ve Manevi Dönüşüm Anlayışı