ALKOLÜN ZARARLARI
Bu korkunç alışkanlığın üç tane kesin olarak ayrılmış evresi vardır:
a) Başlangıç (İnisiyasyon),
b) Zehirlenme (İntoksikasyon),
c) Ölüm.BAŞLANGIÇ (İNİSİYASYON)
Bazı insanlar bu iğrenç alışkanlığa ergenlikte başlar, bazıları gençlikte, bazıları olgunlukta, çok azı da yaşlılıkta. İnsanları alkolizm yoluna sürükleyen sebepler çoktur.
Ergen, kendini «tam erkek» gibi hissetmek için bu korkunç yola adım atar; onun erkeklik anlayışı tamamen yanlıştır. Ona göre erkek olmak; içki içmek, sigara içmek, zina etmek, aldatmak vb. demektir.
Genç ise ya arkadaşlarının kandırmasıyla ya da yaşadığı acılardan bunalarak bu barbarca alışkanlığa düşer.
Çoğu zaman bir aşk hayal kırıklığı ya da maddi zorluklar, alkolizmin ölümcül yoluna girmenin temel sebebidir.
Olgun yaştaki bir insan bu korkunç yola girdiğinde, yine kendi acıları onu itmiştir: Belki çok sevdiği birinin ölümü, bir aşk ihaneti, boşanma, işini ve servetini kaybetme vb.İlk kadehlerde insan organizması şiddetle isyan eder.
Henüz alkolle zehirlenmemiştir ve alışık olmadığı bu zararlı maddeyi güçlü bir şekilde reddeder.
Kusma, içki sonrası mide bulantıları ve rahatsızlıklar, vücudun zehri dışarı atmak için kullandığı belirtilerdir.
Organizma çok sert mücadele eder, ama kötü niyetli irade onu zorla yener ve başarılı olur.
Her alkoliğin içinde ahlaki bir trajedi vardır.
Tamamen zehirlenmiş alkolik bu trajedisini çok iyi gizler.
Yeni başlayan alkolik ise acısını dışa vurur; ama insanlar onu anlamayınca susmayı tercih eder.
ZEHİRLENME (İNTOKSİKASYON) Vücudun savunma mekanizmaları çökünce alkol zehirlenmesi başlar.
Bu ikinci evrede organizma artık alkolsüz kendini iyi hissedemez: Alkolle zehirlenmiş doktor, sevdiği içkisi olmadan ameliyat yapamaz; elleri titrer, ameliyat kötü geçer.
Tüccar alkolsüz iş yapamaz; utangaç ve sinirli hisseder, başarısız olur.
İşçi içkisiz çalışamaz, güçsüz hisseder.
Alkol, zehirlenmiş organizma için bir ihtiyaç haline gelir.Zehirlenmiş kişi, içindeki gizli ahlaki trajedinin dürtüsüyle durmadan içer.
Bazıları yerken içer, bunlar daha uzun yaşar.
Bazıları «sarhoşluk kaçmasın» diye yemek yemez, bunlar çok çabuk ölür.
Yemek sindirim sistemini destekler; yemek yememek ise vücudu tamamen savunmasız bırakır ve ölüm çok hızlı gelir.
ÖLÜM
Her alkol zehirlenmesi ölümle biter.
Ölüm ülser, hepatit, siroz ya da genel olarak karaciğer, mide gibi organların herhangi bir hastalığı şeklinde gelir.
Klinik olarak kanıtlanmıştır: İçerken yemek yiyen alkolikler daha uzun yaşar; içip yemek yemeyenler en kısa sürede ölür.
Alkoliğin ölümü korkunçtur.
Hastanelerde ve kliniklerde içki eksikliğinden aşırı sinirli olurlar; bağırır, çığlık atar, şişe isterler; çaresizlikleri korkunçtur.
Kimisi kan kusarak, kimisi kanlı ishallarla, korkunç acılar içinde ölür.
ALKOLİĞİN PSİKOLOJİSİ
Tamamen zehirlenmiş alkolik her şeyini bu alışkanlığa harcar.
Parası bitince dilenci, hırsız, dolandırıcı olur; en iyi ihtimalle sadece içki dilenen bir sokak serserisi haline gelir.
Onur, şeref, sorumluluk kavramını tamamen kaybeder. Hayatta tek istediği şey içmektir.
Alkol onun için hayati, temel bir ihtiyaçtır; başka hiçbir şey umurunda değildir.
Hayatın ciddi meseleleri onun için hiçbir değer taşımaz; tamamen sorumsuzdur.
Ahlaksızlığın en uç noktasındadır.
Şeref, onur, dürüstlük, verilen söz, erdem… bunların hiçbiri onun için anlam ifade etmez.
Kemikleşmiş alkolik bu insanlık erdemleriyle alay eder, kendini herkesten üstün görür.
ALKOLLE MÜCADELE KAMPANYASI
Alkolle gerçek ve etkili mücadele; bu korkunç alışkanlığın üç evresini (başlangıç, zehirlenme, ölüm) tüm detaylarıyla anlatmaktan geçer.
Bu üç evre evde, okulda, üniversitede, akademilerde, tapınaklarda, localarda, aşramlarda, kutsal mekanlarda açıkça anlatılmalıdır.
En etkili alkol karşıtı kampanya budur.
Yasaklar ve «kuru kanunlar» işe yaramaz; çünkü alkolikler gizli gizli içki üretmeyi çok iyi becerir.
Bu, topluma faydadan çok zarar verir.
İnsanları bu korkunç alışkanlıktan sadece yaratıcı anlayış kurtarabilir.
Görsel-işitsel eğitim sistemi alkolle mücadelede harikadır.
EV
Gerçek eğitim evde başlar.
İçki içen anne-babalar çocuklarına çok kötü örnek olur, onları uçuruma sürükler.
Evde çocuklara bu korkunç alışkanlığın ne olduğu, üç evresi detaylıca anlatılmalı ve iyi örnek gösterilmelidir.
İyi örnekle birlikte verilen bu eğitim, yeni nesilleri alkolizmden korumanın en köklü yoludur.
Evde iyi öğrenilen hiçbir zaman unutulmaz.
MEDITASYON VE SARHOŞLUK
Meditasyon ve sarhoşluk, aynı gücün iki zıt kutbudur.
Meditasyon pozitiftir.
Alkol sarhoşluğu negatiftir.
Gnostik, meditasyon şarabını konsantrasyonun kutsal kadehinde içmelidir.
Negatif kutuptan uzak durmak gerekir.
Alkol alışkanlığı zihnin negatif yönüne aittir.
Alkolik, Doğanın atomik cehennemlerine gömülür ve uçurumda kaybolur.
Meditasyon şarabını konsantrasyonun kutsal kadehinde içmek çok daha iyidir.
Düşüncemizi İçimizdeki Tanrı’da toplayalım, saatlerce O’nun üzerinde derin meditasyon yapalım.
Böylece samadhi’ye, tarif edilemez coşkuya ulaşırız.
O zaman tanrılarla konuşabilir, Doğanın büyük Gizemleri'ne girebilir, ruh ve bilinçle sonsuzluğa yolculuk yapabiliriz.
Bu, Delirium Tremens’ten (alkoliklerin şeytanlarla yaşadığı cehennemi halüsinasyonlar) çok daha iyidir.
Alkoliklerin Delirium Tremens’te gördüğü vizyonlar gerçekten gerçektir; gördükleri larvalar, şeytanlar ve korkunç varlıklar Doğanın atomik cehennemlerinde gerçekten vardır.
Onlar uçuruma girer ve uçurumun varlıklarıyla yüzleşirler.
ALKOLİK LARVALAR
Her insanın, durugörüyle görülebilen bir atomik atmosferi vardır.
Bu larvalar Dördüncü Boyut’ta yaşar (modern fizik artık dördüncü boyutu kabul etmeye başlamıştır).
Alkolik, ultrasensif atmosferinde kendisine içki içmeyi teşvik eden alkolik larvalar taşır.
Bu larvalar sadece kükürt dumanıyla yok edilebilir.
KOKU TERAPİSİ (OSMOTERAPİ)
Parfümler, zihin gücüyle birleştirildiğinde harika bir şifa sistemi oluşturur.
Alkolikler bu iki unsurun akıllıca birleşimiyle tedavi edilebilir.
Uygulama: Sevdiklerinizden biri alkol kurbanıysa, uyuduğunda sağ elinizi onun sağ eliyle sıkıca tutun.
Güzel bir parfüm (örneğin gül esansı) koklatın ve çok yumuşak bir sesle, uyanıkmış gibi konuşun.
Ona alkolizmin korkunçluğunu tüm detaylarıyla anlatın.
Unutmayın: Vücut uyurken Ego (benlik) vücudu terk eder ve dördüncü boyutta dolaşır.
Söylediğiniz sözler kulaktan girer, beyindeki duyusal merkeze ulaşır ve Ego’ya, fiziksel bedenden ne kadar uzakta olursa olsun iletilir.
Uyanınca söylediklerinizi hatırlamayabilir, ama tüm sözler bilinçaltında yer eder ve zamanla etkisini gösterir.
Bir gün gelir, hasta bu korkunç alışkanlıktan tamamen kurtulur.
UYGULAMA
Yatmadan önce yatağınıza uzanın.
Kol ve bacaklarınızı sağa sola açarak beş köşeli yıldız (alevli pentagram) pozisyonu alın.
Tüm kaslarınızı iyice gevşetin. (Gevşeme egzersizi 2. derste anlatıldığı gibidir.)
ZİHİNSEL GEVŞEME
Fiziksel gevşemeden sonra zihni de gevşetmek gerekir.
Zihinsel gevşeme de hayal gücünün yardımıyla olur.
Zihninize gelen her düşünceyi, her hatırayı, her kaygıyı gözlemleyin ve kökenlerini araştırın.
Bu inceleme size çok şey öğretecek; hatalarınızı, kusurlarınızı gösterecek ve Ego’nuzun nasıl çalıştığını anlamanızı sağlayacaktır.
Her kusuru tüm zihin seviyelerinde anlamaya çalışın.
Her düşünceyi, hatırayı, duyguyu inceleyin ve anlayın.
Sonra derin bir uçurum hayal edin.
İncelediğiniz her düşünceyi, hatırayı, kaygıyı bu uçuruma atın.
Böylece zihin tamamen sessiz ve sakin hale gelir.
Zihnin mutlak sessizliğinde İçsel Üstad’ı (İçimizdeki Tanrı’yı) görebilir ve duyabilirsiniz.
KONSANTRASYON
Zihin mutlak sessizliğe ulaştığında, İçsel Üstad üzerinde konsantrasyona geçilebilir.
Bu konsantrasyon dua ile yapılır.
İçsel Üstad’a dua edin, O’nunla konuşun.
Dua, Tanrı’yla konuşmaktır; kalıplaşmış formüller olmadan, kalbinizin sevgisiyle O’na seslenin.
MEDITASYON
Mükemmel konsantrasyonu başaran, İçsel Tanrı’sı üzerinde meditasyon yapabilir.
O’nda düşünün, O’nunla birleşin, O’nda yaşayın.
KONTEMPLASYON (TEFEKKÜR)
Zihni susturmayı, konsantre etmeyi ve dua etmeyi öğrenen, mükemmel meditasyona ve içsel tefekküre ulaşır.
Bu yüksekliklere vardığımızda ekstaz (vecd) halindeyizdir.
O zaman tanrılarla yüz yüze konuşabilir, sonsuz kozmosun harikalarını inceleyebilir, ruh ve bilinçle sonsuzluğa seyahat edebiliriz.
Bu halde fiziksel beden uyur ve terk edilmiş durumdadır.
İşte bu yüzden bu egzersizleri uykusu geldiği anlarda yapmak uygundur.
Uyku, bilinçli ekstazı elde etmek için kullanılabilecek güçlü bir araçtır.
-Gnostik Bilgelik, Samael Aun Weor
Yorumlar
Yorum Gönder